20 Ekim 2017 Cuma
21 Ağustos 2017 Pazartesi
GEMİ SAHİBİNİN GEMİ PERSONELİNE KARŞI SORUMLULUKLARI:
GEMİ SAHİBİNİN GEMİ PERSONELİNE KARŞI SORUMLULUKLARI:
P&I Teminatı; belli bir kontrat altında Gemi de , Gemi
sahibi adına çalışan Kaptan, zabit ve mürettebatın Gemide bulunduğu süre
zarfında her türlü kaza, yaralanma, sakatlanma, ölüm, hastahane , tedavi,
tazminat, cenaze ve ülkelerine geri gönderme gibi masraflarını karşılar.
Ancak burada esas olan Gemi personelinin sigortalanması
değil, Gemi sahibinin yukarıdaki rizikolara karşı Personele olan
sorumluluklarını teminat altına almaktadır.
Burada tazminat konusu tedavi masrafları ; Gemi
personelinin Gemi de yaralanması,
sakatlanması ve gene Gemi de Gemi sahibinin sağladığı olanaklardan dolayı
hastalanması halinde karşılanır.
Ayrıca herhangi bir tam ziya, ve hükmi tam ziya halinde Klüp
tarafından ; personel ücretleri, ülkelerine gönderilme masrafları, kişisel
eşyaların kaybından doğan zararlar ödenecektir.
Genellikle Personel yaralanmaları , kayma veya düşme sonucu
oluşmaktadır.
Bu sebeple , Kaptan tarafından Gemi personelinin daha az
kazaya sebebiyet verilmesi açısından çalışma alanlarının düzenli tutulması, işe
uygun iş tulumu, ayakkabı, kask ‘ın her
zaman giyilmesi dikkat edilmesinin sağlanması ve bu konuda talimat verilmesi
gerekir.
Bunun yanı sıra; makine aletler, halatlar her zaman Gemi de
yüksek risktir.
Bu sebeple; Gemilerde ilgili Gemi personelinin kendi iş
alanında alet ve makineleri ne şekilde ve hangi güvenlik önlemleri çerçevesinde
kullanılması gerektiği Gemi eğitim programında belirtilir. Önemli olan bunları
doğru anlamak ve uygulamaktır.
Bu sebeple Gemi de;
eğitim programlarının işin doğru şekli yanında , yanlış şeklide dahil
olacak şekilde düzenlenmesi ve dolayısıyla aksi takdir de oluşabilecek
rizikoları içermesi, yanlış hareket edilmesi halinde oluşabilecek problemlere
karşı farkındalık oluşması açısından faydalı olacaktır.
İngilizler bu konuda çok hassastır. İngiltere Ulaştırma
Bakanlığı tarafından “The Code of Safe Working Practice” adı altında bu konuda
yayınlanmış kitap bulunmaktadır.
Burada işin nasıl yapılması gerektiği, muhtemel tehlikeleri,
Gemi içerisinde her bir çalışma alanı için belirtmekte ve tavsiyelerde
bulunulmaktadır.
Böylece Gemi deki kazaların minumuma indirgenmesi sağlanmaya çalışılmaktadır.
Yaralanan bir kişiye öncelikli olarak;
· * Tıbbi ve ilk yardım yapılmalı,
· *Gemi sahibi ve en yakın P&I Klüp temsilcisi
kaza ile ilgili bilgilendirmeli,
· *Eğer yaralanma ciddi ise , yaralı personel
hastahaneye kaldırılmalı yada seyir halinde ise MEDIVAC dan tıbbi destek
alınmalıdır.
· *Kazaya şahit başka Gemi personeli varsa , yazılı
ifadeleri alınmalı,
· *Kaza raporuna , kaza kaydedilmeli,
· *Kaza “Log Book” jurnal’ işlenmeli,
· *Konu ile ilgili çekilen resimler şahitli,
tarihli ve imzalı olmalıdır.
Eğer kopan bir parça veya kırılan bir alet yüzünden kaza
oluşmuş ise dikkatli bir şekilde analiz edilmesi için kırılan parça muhafaza
edilmelidir.
Gemi personelinin yaralanması veya hastalanması halinde
derhal tıbbi tedavinin uygulanması, gerekli tedbirlerin alınması, bunların
şahit raporları ve doğru kayıdlandırılması ve en yakın P&I Klüp temsilcisinin
derhal bilgilendirilmesi gerekli yasal tedbirlerin alınması açısından son
derece önemlidir.
Doğru mevzuatın uygulanmaması halinde Gemiye karşı ciddi
boyutta büyük meblağlar meydana gelmektedir.
Hastalık halinde ise risk oluşturabilecek su ve yemek konusuna
dikkat etmek gerekir.
Düzenli olarak; Personel kabinleri, erzak dolabı, buzdolabı,
kadırga vb. temizlik, böcek ve bakteri istilasına karşı kontrol edilmelidir.
Et, balık, kümes hayvanları ürünlerinin kolay bakteri
üretmesi sebebi ile extra dikkat edilmesi gereken yiyecek grublarındadır.
Mutfak personelinin yemekleri maksimum hijyenik ortamda ve
koşullarda hazırlanması, Gemi de çok ciddi hastalıklara sebebiyet verilmemesi
açısından önemlidir.
İçecek suyunun kalitesi çok önemli olup, herhangi bir şüphe
halinde gerekli tedbirler alınmalıdır.
Sağlık açısından Gemilerde alınması gereken bir diğer
gerekli tedbir de havalandırma sisteminde “Degionella Bakterisi” hususudur.
Gemi Personelinin Gemi ye alınmadan evvel gerekli sağlık
kontrollerinden geçmesi; olası hastalıkların tespitinde önem taşır.
İşveren kimi zaman Gemi sahibi iken kimi zaman da işletmeci
olabilir. İşveren kontratları sorumlulukları ölüm ve yaralanma riskleri ile sınırlar.
Örneğin POEA Tipi kontratlar “work
related injuries and death”diğer tipik kontratlar “ injuries as a result of
service onboard , “death whilst in the employment of the Company” şeklinde yer
alır.
Tazminatlar Gemi personelinin uyruğu, kontratının bağlandırıldığı yargı yeri yada ITF limitleri çerçevesinde hesaplanır.
Genellikle kontratlar ;Geminin satılması, yatması, yada
kaybolması halinde ülkesine geri gönderilme masrfaları, ITF gereği 2 aylık maaş
ödemelerini kapsar ve genellikle mürettebatın Kişisel çabaları ile ilgili kayıpları için ITF Limitleri doğrultusunda max. USD 3.000 dolayında bir ödemeyi de kapsar.
Ayrıca ödenmeyen ücretlerle ilgili Gemi personeline pek çok
yargı çerçevesinde Gemiyi tutuklatma hakkı doğurur.
Crew kontratları gerek Gemi sahibi, işletmecisi , yada
bareboat halinde kiracısı tarafından önceden iyice incelenmeli risk içeren
hususlar bertaraf edilip, riskleri minumuma indirgeyecek tedbirler alınmalı,
gerekli eğitim programlarına gemi ve kıyıda önem verilmeli, sertifikalı,
tecrübeli personel seçimine, işe alım öncesi, gerekli sağlık kontrollerinin
yapılmasına maksimum önem verilmelidir.
© Bu sitenin tüm Yasal Hakları saklıdır.
12 Haziran 2017 Pazartesi
KORSANLIKLA İLGİLİ SON GELİŞMELER
KORSANLIKLA İLGİLİ SON GELİŞMELER
2016 da
tekrar tırmanışa geçen terörist ve korsan saldırıları sonucu çeşitli ülkeler ciddi tedbirler almaya
başladı.
Malezya,
Filipinler, Endonezya ; 19 Haziranda bir araya gelerek artan terorsit ve korsan
saldırılarına karşı bölgede ortak askeri devriyelerin güvenlik sağlamak üzere
işbirliği çalışmalarını sonuçlandırmak üzere toplandı.
Devriyelere,
hava gözetiminde eşlik etmesine; böylece ağır silahlarla donanmış korsanların
denizcileri kurban etmesinin, kaçırmasının, fidye taleplerinin ve buna bağlı
terörist faaliyetlerin önüne geçilmesi planlandı.
2012 den
beri Abu Sayyaf grup yaptıkları korsanlık saldırıları ile USD 12.000.000 fidye
topladılar.
Bu yüzden
pek çok Gemi sahibi Malezya, Endonezya ve Singapur’u bu konuda hiçbir şey
yapmamakla suçladı.
Tabiki
bununla beraber Güneydoğu Asyalı Militanların Irak ve Suriye de ISIS’e Suriye
için katıldıklarını, ISIS orada bölgeyi kaybettiğinde bir sonraki adım olarak,
bu militanların Orta Doğuda Mindanao’ya döneceklerini Filipinler Devlet Başkanı
özelikle belirtti.
Filipinlerde ISIS’ e bağlılık sözü olan 3 önemli silahlı
grup var. Bunlar Abu Sayyaf Grup, Ansar Khalifa ve Maute Grup.
Bu gruplarla
en son Marami de meydana gelen çatışmalarda 120 terorist, 36 asker ve 19 siivil
hayatını kaybetti.
Bölge de bir
terörist grubun Denizcilik faaliyetlerine yönelik hedeflerini batı ve ekonomik
faaliyetlere yönelik olduğunu göstermekte.
Dolayısıyla
terorist faaliyetler ticari liman ve denizciliği önemli ölçüde etkiliyor ve
Güney Doğu Asya da bu durum tırmanıyor.
Dünyanın 3.
büyük ekonomisi Çin, Hindistan olduğu düşünüldüğünde, bölgenin Denizciliği ve
Deniz Endüstrisini tehdit etmekte ve terörist faaliyetlerin neden arttığına dair önemli ipuçları
vermekte.
Diğer yandan
Mayıs ayında Somali de Korsanlar İran’a ait bir Balıkçı Teknesini , Büyük
Ticari Gemilere saldırmak üzere “ Ana Gemi” olarak kullanmak üzere ele geçirdi.
Puntland’a
avlanmak üzere Lisansı olmayan bu tekne, özellikle lisanssız Balıkçı
Teknelerini tercih eden Somalili Korsanlar için iyi bir avdı.
Somali
kıyılarında son beş yıldan sonra Korsanlık son aylarda azalmaya başladı.
Son
zamanlarda meydana gelen meydana gelen saldırıların çoğu küçük Gemilere yönelik
saldırılar.
Fakat
Uluslararası Gemilere yönelik saldırılarda , Korsanlar Somali kıyılarından uzakta vurgun yeteneğini
korudu.
13 Mart
tarihli ilk saldırıdan sonra ; 23 Mart’ta 20 Gemi mürettebatının korsanlarca
rehin alınmasını takiben,26 Mart’ta serbest bırakıldı.Herhangi bir
fidye ödemesine dair kayıt bulunmamakta.
1 Nisan da Somalide 3. Saldırı Bosaso’da meydana geldi.13
Mürettebat rehin alındı. Somali’li güçler mürettebatın serbest bırakılmasını
sağladı.
Nisan ayında
Doğu Yemen de bir Tanker’de meydana gelen yangın sonrası , bir sonraki gün başka
bir Tanker de Aden Körfezinde iken yangın çıktı.
22 Nisan da
Somali sularında Tankere saldırıldı.Savaş Gemisinin Gemiye yardım için gelmesi
sonucu , bir mürettebat yaralanması ile sonuçlandı.
Ancak
raporlarda 4 yıldan fazla süredir Aden
Körfezinde başarılı bir korsan saldırısının gerçekleşmediği yer almakta ki
;bunda Uluslararası güçlerin korsanlığı
engellemedeki başarısı büyük.
Diğer yandan
Ticari Gemilerde Silahlı özel güvenlik güçlerinin bulundurulması da Somali’li
korsanları önemli ölçüde pasifize etmekte.
Ancak yüksek
hız ve özel güvenlik masrafları ,Ticari
açıdan Gemi sahiplerini ve Denizcilik Endüstrisini kar açısından negatif olarak
etkilemekte.
Her
halükarda Gemi sahiplerinin “Best Management Practice” (BMP4) Somali Sularından
ve korsanların yoğun olarak faaliyette bulundukları bölgelerden geçerken
kullanmaları son derece önemlidir.
Bununla
beraber ;Çin Deniz güçleri Puntland bölgesinde korsanları tespit etti. Bölgeye
gelen güçleri fark eden korsanlar kaçtı.
Çinli
yetkililer Nisan ayında iki Gemi kaçırma
vakasına daha teşebbüs edildiği bilidirldi.9 kişi olan korsanlardan 2’si Çin
Deniz kuvvetleri tarafından öldürüldü, diğerleri kaçmayı başardı.
Geçen yıl 96
Denizci batı Afrika da rehin alındı.1900 Denizci korsan saldırısından etkilendi.
Güvenlik
güçlerine harcanan meblağ 2012 de USD 6.600.000
dan, 2016 da USD 1.700.000 e düştü.
Ancak
korsanlar şartlar tekrar uygun olmaya başladığında faaliyetlerine başlamaya
hazır olduklarını hissettirmeye başlıyor.
© Bu sitenin tüm Yasal Hakları saklıdır.
11 Mayıs 2017 Perşembe
24 Nisan 2017 Pazartesi
2015 SONU İTİBARİ İLE DÜNYA GENELİNDEKİ GEMİ HASAR ANALİZLERİ
2015 SONU İTİBARİ İLE DÜNYA GENELİNDEKİ GEMİ HASAR ANALİZLERİ
Son dönemde özellikle hasar analizlerini baz alarak ; hasar
/ prim oranı ve global kriz çerçevesinde Sigorta Marketlerinin nasıl olumsuz
etkilendiği ve etkileneceğini gözler önüne sermek arzusundayım.
27 yıllık bu Sektördeki tecrübelerim doğrultusunda Ülkemiz
Gemi sahipleri sadece kendi Gemilerinin hasar yapmadıklarından dem vurarak ,
her yenilemede indirim talebinde bulunur veya beklentisi içerisine girerler.
Ancak hiçbir zaman beklendiği gibi olmaz ekonomik açıdan
Sigorta Marketleri para yaratmayan Finansal aracılar statüsünde iken,
topladıkları primleri kanunların izin verdiği yatırım araçlarına yönlendirmek
sureti ile tabiri caiz ise biri bin yapıp, hasar ödeme fonlarını oluştururlar.
Dolayısıyla ; yıl içinde yatırımlardan edinilen gelirler,
toplanan primler ve ödenen hasarlar , bir sonraki yılın hasar/ prim dengesi
sonucu, yeni prim baremlerini belirlemede etken olur, Sigortacılık da bir nevi
borsa işi dir.
Tek fark yatırımlarınızın sonucunda ne kadar kar ederseniz
edin, bir kenarda biriktirmek değil, o kardan yıl içinde oluşan tüm hasarları
karşılamak olarak karşımıza çıkar.
Ne kadar az hasar o kadar çok kar demektir. Böylece kimi
yıllar hiç priminiz artmaz iken, kimi yıllar hasarınız olmasa da primleriniz
artar.
Bugün 2016 yılı itibari ile uluslararası uzman kuruluşlarca
yapılan hasar analizlerini derleyip, bilgi aktarmaya ve analizleri yorumlamaya
çalışacağım.
2011-2015 yılları arasında; 14245 Geminin dahil olduğu 12.591 hasar rapor edilmiş ki bunların 3.3%
çok ciddi hasarlar.
Bunların 45% General Kargo , 23 % si yolcu Gemileri.
Hasarların 50% si seyirden kaynaklanan hasarlar iken ;1352 çatışma, 1426 sı
oturma sonucu oluşmuş gözüküyor.
*Kaynak: European Maritime Safety Agency
2011-2015 yılları arasında Toplam 161 Gemi kayıp olmuş, 166
Geminin battığı rapor edilmiş, 79 gemi Terk edilmiş.
Bu yıllar arası oluşan 12591 kaza sonrası; 3755 kazanın 4335
yaralı kişi ile sonuçlanmış. Bunun 3425 ‘,ni mürettebat oluşturmuş.
*Kaynak: European Maritime Safety Agency
2016 yılında Gemi hasarlarında ciddi artışlar gözlemlendi.-
2011/2015 arasında Gemi hasarlarının büyük bölümü 1163 vaka ile Makine
arızaları sonucu oluşmuş görülüyor.
Aynı period’ta Çatışma hasarlarının 27% sini Yük Gemileri
oluşturmakta. Hasarların 46 % Liman bölgelerinde oluşurken , 22 % kıyıya yakın
lokasyonlar da oluşmuş.
Yük Gemilerinde meydana gelen 426 kaza dosyasında ; 62 %
insan hatası, 20 % si ekipman arızası sonucu oluşmuş durumda.
2011-2015 yılları arasında 23 Yük Gemisi kaybolurken ki
bunların 18 ‘i General Kargo Gemisi,
2012 yılında kayıp Gemi vakası oldukça
az, takip eden 2 yıllık süreçte artış gözlemlenmiş,2015 de tekrar düşüşe geçmiş
olduğu rapor edilmiş.
Özellikle 2015 de Gemilerde
ölüm oranlarında artış gözlemlenmekte ki 89% mürettebat oluşturmakta.
Genelde ölüm ile sonuçlanan durumlar Yük Gemilerinde oluşurken
2015 yılında bu durumda ciddi bir düşüş görülmekte , ancak yine 2015 de yerini
ciddi oranlar ile RO-RO- Gemilerine bırakmış görülüyor.
Bu yıllar arasında batan 12 Yolcu Gemisinden sadece 7 si “sadece
yolcu “ taşımakta.
Sonuç olarak; Hasar nedenleri, riskli bölgeler, Gemilerin en
çok sorun çıkaran lokasyonları belli iken,özellikle Zabitan ve kıyı
operasyonunu yürüten teknik birimlerce hasarları minumuma indirgemek için bu
tarz analizlerin değerlendirmeye
alınarak, “loss preventıon” hasar önleme adına daha ciddi tedbirler alabileceği
düşüncesindeyim.
© Bu sitenin tüm Yasal Hakları saklıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




